Son Bizans İmparatoru Konstantin Paleologos'un Hayatı

Konstantin Paleologos, veya XI. Konstantinos, son Bizans İmparatoru olup, Yunanlar tarafından Ölümsüz İmparator veya Mermer Kral olarak da bilinmektedir. Bunun sebebini yazının ilerleyen kısımlarında anlatacağım, ancak, öncelikle İstanbul veya 1930 yılına kadar bilinen adı ile Konstantiniyye’nin fethinden önce, Konstantin Paleologos'un yaşadıklarından biraz bahsetmek istiyorum.

Doğumu ve Mora Despotluğu Dönemi

Konstantin Paleologos gerek ölümü, gerek daha öncesinde yaşadıkları ile ilgili olsun, hakkında hiçbir zaman çok net kaynak bulamayacağınız Bizans imparatorlarından birisi, hatta hakkında yazılan doğru düzgün biyografi bile yok, en iyi kaynak olarak gösterilen kitap bile 200 sayfayı bulmuyor. 1261 yılında Latin işgaline son vererek, Bizans'ın yönetici ailesi haline gelen Paleologos Hanedanı'nın son imparatoru olan Konstantin Paleologos, muhtemelen 8 Şubat 1405 tarihinde, o dönemki adı ile Konstantinopolis'te doğmuştur. 1443 yılında Mora Despotu olan Konstantin Paleologos, eski bir Bizans şehri olan ve Güney Yunanistan'ın başkenti gibi bir konumda olan Mistra şehrinde yaşamını geçirmiştir. Burada, yaklaşık 100 yıl kadar yaşamış ve dönemin baş filozofu olarak görülen Neoplatoncu Plethon'un öğrencisi olmuş, Mistra'yı dinsel ve kültürel açıdan önemli bir Bizans şehri haline getirmeye çalışmış, Hexamillion, veya 6 Mil, duvarını onarmıştır. Varna Savaşı'ndan hemen önce, Atina'dan yönetilen ve Osmanlı İmparatorluğu'na düzenli vergi ödeyen Latin istilasından kalma bir uzantı olan Atina Düklüğü'nü işgal etmiştir. Ancak II. Murat'ın tekrar başa geçmesi ve Varna Savaşı'nı kazanması ile devam eden süreç, II. Murat'ın Mora içlerine yaptığı sefer ve Hexamillion duvarını yok etmesi, Mistra'yı işgal etmesi ile sonuçlanmış, Konstantin Paleologos'u ve yönetmiş olduğu Mora Despotluğu'nun Osmanlı'ya vergi veren bir vasal haline gelmesi ile tamamlanmıştır.

İmparatorluk Dönemi

Kardeşi olan VIII. İoannis'in çocuk bırakmadan 1448 tarihinde ölmesi üzerine, anneleri Helena Dragaš ve II. Murat'ın, Konstantin Paleologos'u Dimitrios Paleologos karşısında desteklemesi ile Mistra'da imparator ilan edilmiştir. Bir Bizans İmparatoru'nun Konstantinopolis harici bir yerde imparator ilan edilmesine daha önceden biri İznik'te diğeri de Edirne'de olmak üzere sadece iki kere rastlanmıştır ama, XI. Konstantinos'un imparator ilan edilirken yaşadığı bu gariplik sadece bununla sınırlı kalmamıştır. 1449 yılında Konstantinopolis'e varan Konstantin Paleologos'u, Konstantinopolis'e getiren gemi günümüz İspanya'sında yer alan Aragon Krallığı'na ait olmuştur.

1451 yılında II. Murat'ın ölmesi üzerine, II. Mehmed, ya da daha çok bilinen adı ile Fatih Sultan Mehmed, yeni Osmanlı Sultanı olmuştur. Yeni sultanın Konstantinopolis'i fethetmeyi kafasına koyduğunu bilen XI. Konstantinos, II. Mehmed'i sultanın kardeşi olan ve esir olarak tutulan Prens Orhan'ı salmakla tehdit etmiştir. Mehmed ise tehdite Rumeli Hisarı'nı inşa ettirerek cevap vermiştir. Rumeli Hisarı'nın inşa edilmesi, Konstantin Paleologos'u şehrin savunmasını güçlendirmek ve bir zamanlar Bizans'ın başkentini işgal eden Batı'dan ve Katolik Kilisesi'nden yardım istemek zorunda kalmasına sebebiyet vermiştir. Hatta bu durum, son Bizans İmparatoru'nun Megadük'ü, yani donanma komutanı, olan Lukas Notaras tarafından eleştirilmiş, Notaras'ın, "Latin külâhı görmektense Türk sarığını yeğlerim" gibi bir tepkiyle karşılık verdiği iddia edilmiştir.

Konstantinopolis'in Düşüşü ve Ölümü

Şehrin kuşatılmasından hemen önce II. Mehmed Konstantin Paleologos'a şehri kendisine teslim etmesini, karşılığında da, Mistra'da Mora Despotu olarak hayatına devam etmesini önermiştir, ancak Bizans tarihinin en onurlu imparatorlarından birisi olarak görülen ve birçok kaynakta ismi saygı ile anılan XI. Konstantinos, karşısında kendi ordusundan 10 kat daha büyük ordusu ve Macar Urban'ın (Orban) döktüğü devasa toplara sahip olan bir Osmanlı İmparatorluğu'na rağmen bu teklifi reddetmiştir. 29 Mayıs 1453 tarihinde Osmanlı güçleri surları aşmış ve şehrin içerisine girmiştir ki burası Yunanlara göre tartışmalıdır, çünkü dönemin Bizanslı tarihçisi Doukas'a göre Osmanlı'ya ait güçler, açık unutulan küçük bir kapı olan Kerkoporta'dan içeri girmişlerdir. 

Konstantin Paleologos, şehre Osmanlı güçlerinin girmesinden sonra, en son, günümüzde Top Kapısı (Gate of St. Romanus) olarak bilinen kapının civarında, askerleri ile birlikte savaşırken görülmüş, sonrasında akıbetinin ne olduğu hiçbir zaman tam olarak bilinememiştir.

Ölümü ile ilgili en sık öne sürülen ve kabul edilen teoride, imparatorun savaşırken öldüğü ve kartal işlemeli çoraplarından cesedinin teşhis edildiği öne sürülmektedir, ancak halkın bu cesedin imparatora ait olduğunu doğrulamadığı belirtilmektedir. Sakız Adalı Leonard'a dayandırılan bir başka teoride, savaşın kaybedildiğini anlayan Konstantin Paleologos, Türkler tarafından esir duruma düşürülmek istemez, bu yüzden, kendi askerlerinden birisine, kendisini ölmesini emreder. Kievli Kardinal Isidore'ye dayandırılan bir başka teoride ise, Top Kapısı önünde cesedi bulunan son imparatorun kellesi, II. Mehmed'e hediye edilmiştir. Türk bir bürokrat olan Tursun Bey'e dayandırılan diğer bir teoride ise, imparator, şehri bir bot ile terk etmeye çalışmış, ancak Türk askerleri tarafından yakalanarak öldürülmüştür. Son olarak, Ankara doğumlu Ermeni şair İbrahim'e göre, imparator, bir bot ile kaçabilmiştir.

Elbette tüm teoriler bunlarla sınırlı değildir. Yazının en başında da belirttiğim üzere, Konstantin Paleologos, aynı zamanda Mermer Kral olarak da bilinmektedir. Bir Yunan efsanesine göre, Osmanlılar şehre girdiğinde, son imparator bir melek tarafından mermer haline getirilerek Yaldızlı Kapı civarlarında bir yere, bir gün İstanbul'u tekrar bir Hristiyan şehri yapabilmesi için saklanmıştır. Bu efsane, 1821 yılında başlayan Yunan İsyanı'nın da en büyük motivasyonlarından birisi haline gelmiş, bestelere konu olmuştur.

Fetih Sonrasında Bizans'ın Akıbeti

Şehrin Türk egemenliğine geçmesinden sonra şehrin yöneticisi konumundaki Paleologos Hanedanlığı'nın üyeleri, Mora ve Atina'ya kaçmıştır. Ancak bir süre sonra bu bölgeler de Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiştir. Ayrıca, Paleologos Hanedanlığı'nın bir üyesi devşirilerek Mesih Paşa adını almış, Osmanlı'da sadrazamlık yapmıştır. 

Bizans İmparatoru ünvanı ise Andreas Paleologos tarafından iki defa satılmıştır. İlk olarak, Fransa kralı VIII. Charles'a satılan bu ünvan ve IX. Charles'a kadar Fransa kralları tarafından kullanılmıştır. Sonrasında, hayatının çoğunda yoksulluk çekmiş olan Andreas Paleologos, bu ünvanı İspanyol monarkları Aragonlu Ferdinand ile Kastilyalı İsabel'e tekrar satmıştır. Bizans İmparatoru ünvanı, son olarak Kutsal Roma İmparatoru V. Karl ya da bildiğimiz adı ile Kanuni'nin ezeli düşmanı olan Şarlken tarafından kullanılmıştır. Ayrıca II. Mehmed de Bizans tahtının sahibi olduğunu göstermek için Roma İmparatoru anlamına gelen Kayser-i Rum ünvanını kullanmıştır.